Müşteri getirmek yaratıcılık değil, operasyondur
Reklam ajansları güzel işler yapar; sorun güzel işin satışa bağlanıp bağlanmadığını kimsenin ölçmemesidir. DMM'de sıra terstir. Önce hesap yapılır: bir müşteri size kaça gelmeli, gelen talebin ne kadarı satışa dönmeli, bir müşteri ömrü boyunca ne bırakıyor. Reklam, içerik ve satış süreci bu üç sayıya göre kurulur. Her hafta bakılır: hangi kampanya büyüyecek, hangisi duracak. Her ay hedef yeniden yazılır.
İlk haftalarda çoğu zaman bulduğumuz şey
Trafik eksikliği değil, kaçan talep. Form doldurulmuş, cevap iki gün sonra gitmiş. WhatsApp'tan yazılmış, kimse görmemiş. Teklif verilmiş, takip edilmemiş. Bu yüzden DMM işe reklam bütçesini artırarak değil, gelen talebin nerede kaybolduğunu sayarak başlar. Bütçe, delikler kapandıktan sonra büyütülür.
Çevik ve proje tabanlı
Her iş bir projedir: kapsamı, süresi ve ölçüsü baştan yazılır. Uzun süreli çalışma bir sözleşme maddesiyle değil, projenin sonucuyla kazanılır. Ekibiniz işi kendi içine almak isterse performans eğitimiyle süreci devralır; istemezse operasyonu DMM yürütür ve her hafta raporlar.